Peru’da 12 Nisan 2026 Pazar günü başlayan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma işlemleri henüz tamamlanamadı. Cumhurbaşkanlığı birinci tur oylamasının sonuçları da henüz kesinleşmedi.
Kriz seçim sürecini de sarsıyor
Ülkenin son birkaç yılda içine girdiği siyasal krize yanıt oluşturması beklenen seçimler gerçekte krizin boyutlarını daha da görünür kıldı: Birinci tur, oy kullanma merkezlerinde oy pusulalarının sağlanamaması ve organizasyonla ilgili sorunlar nedeniyle aynı gün akşam saatlerinde yasal süresi içinde sonlandırılamadı.
Yüksek Seçim Kurulu ONPE, bazı merkezlerde oylamayı 13 Nisan Pazartesi gününe uzattı. Pazartesi sabahı beliren tablo “kesin sonucu” değil, gecikmiş ve parçalı bir sayımın güncel görüntüsünü yansıtıyordu.
İkinci tura kalan adayların hiçbiri yüzde 20'yi bulamadı
Ancak, ilk belirtiler genel gidişe ışık tutmaya yetiyor: Hiçbir aday birinci turu geçmek için gereken yüzde 50’yi yakalayamadı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin 7 Haziran’daki ikinci turda sonuçlanacağı kesin gibi.
Resmi seçim sonuçları parça parça açıklanmaya devam ettikçe, sağcı adayların yarışın ön safında toplanmaya başladığı görülüyor. Reuters’ın 13 Nisan sabahı aktardığı ONPE verilerine göre oyların yaklaşık yüzde 17,17’sini toplayan Keiko Fujimori az farkla birinci sırada. Sağcı rakibi Rafael López Aliaga yüzde 16,97 ile hemen onun arkasında, merkez-solcu Jorge Nieto ise yaklaşık yüzde 14,1’le üçüncü sırada.
Cumhurbaşkanlığı için toplam 35 aday yarıştı. Bu parçalılık Peru seçimleri açısından bir rekor. Oy kullanmaya başlandığı anda ikinci turun neredeyse kaçınılmazlaştığı öngörülebiliyordu.
Adayların seçim kampanyalarında değişim, toplumsal dönüşüm ya da yeniden bölüşüm vaatleri değil, artan suç ve yolsuzluk karşısında “düzeni yeniden kurma” vaadi öne çıktı.
Solun çöküşü, siyaseti sağa yıktı
Peru’nun dramatik bir biçimde sağa kayışında, 2021’de az farkla da olsa Cumhurbaşkanlığını kazanan ancak parçalı Kongrede tek başına çoğunluk oluşturamayan Peru Libre (Özgür Peru) partisinin iç çatışmaları nedeniyle dağılması etkili oldu.
2021’de Keiko Fujimori karşısında kır yoksulluğu, yerli halklara yönelik ayrımcılık ve Lima merkezli siyasal seçkinlerin egemenliğine karşı büyüyen muhalefet dalgası üzerinde Cumhurbaşkanlığına yükselen Pedro Castillo Peru’nun geniş sol/sosyalist koalisyonunun adayıydı.
Ancak 2021 seçim zaferi kalıcı bir sol iktidar inşasına dönüşemediği gibi, Castillo hükümeti, göreve gelir gelmez kendisini kabine krizleri, yolsuzluk suçlamaları ve sağın çoğunlukta olduğu Kongre ile sürekli çatışma içinde buldu. Peru Libre çevresi de seçimlerin üzerinden bir yıl geçmeden Cumhurbaşkanlığına taşıdığı eski ilkokul öğretmeni Castillo'nun görevden alınmasını gündeme getirmeye başlamıştı.

PERU'DA ENFLASYONA İSYAN
Halk sokaklara çıkarak Başkan Castillo'ya sokağa çıkma yasağını kaldırttı
Kritik an, 7 Aralık 2022’de yaşandı. Castillo, Kongrenin kendisine yönelik azil oylaması başlatacağı haberleri üzerine, danışıklı bir hamleyle darbe girişimiyle karşı karşıya kaldığı iddiasını ortaya atarak Kongreyi feshe girişti. Ancak silahlı kuvvetler ve kurumlar hamlenin arkasında durmadılar. Kongre Cumhurbaşkanını aynı gün görevden aldı, Castillo tutuklandı ve yerine yardımcısı Dina Boluarte geçti.

PERU'DA İKİLİ İKTİDAR SON BULDU
Solcu Başkan Castillo, sağcı Kongre'nin hileleriyle baş edemedi
Castillo, isyan, görevi kötüye kullanma ve kamu düzenini bozma suçlamalarıyla yargılanmaya başladı. 2024’te de tutukluluğu yeniden uzatıldı. 2021’de sandıkla açılan “sol fırsat”, 2022 sonunda bir devlet krizine, ardından da uzayan bir çözülme sürecine evrildi.

PERU'DA HALK İSYANDA
Lima ve eyaletlerde "Yeni bir cumhuriyet için demokratik isyan heyecanı"
Castillo’nun devrilmesi yerlileri ittifaktan kopardı
Castillo’nun devrilmesiyle Peru solu yalnızca yürütme gücünü elinden kaçırmakla kalmadı. Kurumsal siyasetinin başlıca dayanağı olan toplumsal enerji kaynaklarıyla arasındaki bağını da yitirmeye başladı.
Yerli halktan olan Castillo’nun görevden alınması özellikle ülkenin güneyinde ve dağlık And bölgelerinde kitlesel gösterileri tetikledi; protestocular Boluarte’nin istifasını, erken seçime gidilmesini ve yeni anayasa talebini yükselttiler.

PERU'DA HALK İSYANI
Grevler ve barikatlar yayılırken Dina Boluarte "olağanüstü hal" ilan etti
Ancak bu dalga ortak bir sol yeniden kuruluş hamlesine dönüşmedi. 2026 seçimlerine gelinirken siyaset alanı güvenlikçi, baskıcı, otoriter “güçlü lider” arayışının belirleyiciliği altına girdi.
Reuters ve AP’nin son seçim haberlerinde belirtildiği gibi, kampanyalarda suç, mafya ve kurumsal çürümeyle mücadele belirleyici temalar olarak öne çıkıyor. Bu eğilim ise sağ ve merkez sağ adaylara alan açıyor.
İkinci tura kimin kalacağı henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, 2026’ya gelindiğinde Peru’nun politik tablosunda 2021’in “değişim umudu”nun yerini parçalanmış bir merkez, otoriterleşmiş bir sağ ve temsil gücü zayıflamış bir sola bıraktığı görülüyor.
(AEK)

