Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit,Meclis’te düzenlediği basın toplantısında hem artan şiddet olaylarını hem de Kürt meselesinin demokratik çözümüne ilişkin süreci değerlendirdi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Koçyiğit, yasal düzenlemelerin geciktirilmesine tepki göstererek, bu durumun çözüm sürecine katkı sunmadığını söyledi.
"Çocukları korumakla sorumluyuz"
Maraş ve Urfa’da bulunan okullara yönelik saldırılar nedeniyle yasta ve öfkeli olduklarını belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, ciddi bir toplumsal travmanın yaşandığına dikkat çekti. Koçyiğit, velilerin çocuklarını tedirginlikle okula gönderdiğini vurguladı:
"Çocukların güldükleri, oynadıkları bir şey öğrendikleri, sosyalleştikleri yerler bugün ne yazık ki silahın ve şiddetin bir alanı haline gelmiş durumda. Ülke olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Siyasetçi olarak olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Yetişkinler olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ebeveynler olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ancak bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmediği gerçeğiyle de karşı karşıyız"
Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılması öngörülen değişiklik teklifini de eleştiren Koçyiğit, düzenlemenin sosyal devlet ilkesinden uzak olduğunu savundu. Teklifin, kamusal sorumlulukları geri çeken ve sosyal hizmetleri piyasa odaklı bir yaklaşıma dönüştüren bir içerik taşıdığını dile getirdi.
Koçyiğit, uzun süredir akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku dosyasına da değindi:
"5 Ocak 2020’de Gülistan Doku Dersim’de kaybolmuştu, kaybedilmişti ve o günden bugüne de her birimiz 'Gülistan Doku nerede?' diye sormaya devam ediyoruz. Sokakta, Meclis’te binlerce defa sorduk. Binlerce soru önergesi verdik. Meclis’te konuştuk, araştırma önergeleri verdik. Araştırma komisyonu kurulsun dedik. Ancak yine iktidarın oylarıyla araştırma komisyonu kurulması taleplerimiz reddedildi."
"Sürece katkı sunmuyor"
Kürt meselesinin çözümü kapsamında devam eden 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmesinde ise Koçyiğit, iktidarın Ramazan Bayramı sonrası yasal adımlar atacağı yönünde beklenti oluştuğunu ancak şu ana kadar herhangi bir gelişme yaşanmadığını söyledi.
Yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu vurgulayan Koçyiğit, "Çeşitli gerekçelerle sürecin geciktirilmesini doğru bulmuyoruz ve bunun sürece katkı sunmadığını düşünüyoruz" dedi.
"Yasa zorunluluğu açık ve net"
Koçyiğit, devamla şunları kaydetti:
"Daha önce de burada konuştuk: İktidar kanadından da kulüslere yansıyan bilgiler, yaptıkları açıklamalar vardı. Nisan ayında yani Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenlemeleri yapacaklarına dönük bir bilgilendirme ve kanaat oluşmuştu. Ancak halihazırda hiçbir gelişme olmadığını görüyoruz. Sürecin ilerlemesi, sürecin derinleşmesi ve sonu kalıcı bir hale gelmesi için yasal adım atılması gerekli değil. Yasa yapma ihtiyacının zorunluluğu açık ve net. Çeşitli gerekçelerle yasal sürecin geciktirilmesini doğru bulmadığımızı, kabul etmediğimizi ve bunun sürece katkı sunmadığının da altını çizmek istiyorum. Bugünden yarına bütün siyasi partilerin sürecin ilerlemesi için sorumluluk alacakları bir noktada durması gerekiyor.
"Bu barış hepimizin barışı"
"Şimdi biz arada iktidara ve devlete sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Bunlar devlete ve iktidara görev biçmek, rol biçmek gibi bazı değerlendirmelerle karşılık buluyor. Oysa ki elbette iktidar sorumludur. Bu konuda icra makamındadır. Devletin tabii ki sorumluluğu vardır. Bu barış hepimizin barışıdır. Bu barış hepimize sorumluluk yüklüyor. Kürt sorun demokratik çözümünde atılması gereken adımlar konusunda her birimizin sorumluluğu var. Her birimizin yapması gerekenler var. Ancak bu konudaki esas sorumluluğun hükümette olduğunu, devlette olduğunun da altını çizelim. Halihazırda şu anda bize ulaşan paylaşılan bir yeni gelişme yok."
(AB)

